Gökyüzü onlarındı bir zamanlar... Uçsuz bucaksız, sınırsız. Sonra onlara sınırlar çizdik. Önce küçük bir çit, sonra bir duvar, sonra bu tahta parmaklıklar. Sınırlanmış dünyada en özgür, ne esir. Sadece misafir, kendi dünyalarında misafir. Halbuki tek istekleri özgürce uçmaktı...