Dedem hep anlatırdı: "O köprüden geçemezdik bazen, sular o kadar coşardı." Şimdi su dizime kadar bile gelmiyor. Taş kemer hâlâ dimdik duruyor. Yüzyıllar önce ustalar onu bugün için değil, o coşkun günler için yaptı. Şimdi altından geçen su, kendi yatağında kaybolmuş gibi