Taşlar soğuktu. Her mevsim, her gece, her sabah. İnsan ısıttı onları nefesiyle, gözyaşıyla, umuduyla. Yıllar geçti; saçlar ağardı, eller titredi, gözler içe döndü. Bir gün kapı aralandı. İçerisi mi daha tanıdık, dışarısı mı? En derin esaret, bedenin değil zihnin hapsolmasıdır.